Kötülüğün Şeffaflığı

Herkese merhaba,Jean Baurillard’ın Kötülüğün Şeffaflığı kitabından bahsetmek istiyorum. Baudrillard son zamanların en iyi filozoflarından.Kötülüğün,cinselliğin,politikanın rengini yitirmesi ve herşeyin şeffaflaşmasını ironik ama bir o kadar da bilimsel bir dille eleştiriyor.Özellikle medya ve siyasetle ilgili bölümlerde okuanların okuması gereken bir kitap.. Her kişi kendi görünümünü arıyor.Kendi varoluşunu ileri sürmek artık olanaklı olmadığından, ne var olmayı ne de bakılıyor olmayı dert etmeksizin başka yapılacak bir şey kalmıyor geriye. “Varım, buradayım” değil; “Görülüyorum, bir imajım, bak bana bak!” Narsisizm bile değil bu; sığ bir dışa dönüklük, herkesin kendi görünüşünün menajeri haline geldiği bir tür reklamcı saflığı. Simülasyon kavramının en derinini sorgulamamıza neden olan ve içinde yaşadığımız hayatın ne kadar gerçekdışı olduğunu yüzümüze vuran Baudrillard’dan bir şaheser daha. Nietczsche’nin İyinin ve Kötünün Ötesinde isimli kitabından sonra iyi kötü kavramlarını bir de Baudrillard’dan dinleyelim. Nietzsche ile paralel düşünen Baudrillard’ın yorumları en az Nietzsche kadar şaşırtıcı. Okumadan önce yere sağlam basmak gerek. 🙂 Okumak için hazır olmanız gereken kitaplardan. Tam anlamıyla odaklanırsanız müthiş şeyler bulacaksınız kitapta. Gelişim, ilerleme gibi kavramların sosyolojik bir denemesi de diyebiliriz kitap için. Bu alanla ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap