İmkansızın Şarkısı

Açıkçası beni bilgilendirecek, bana bir şeyler katacak kitapları okumayı tercih ederim genelde ancak şu sıra zihnim çok dolu olduğu için bu kitabı okumayı tercih ettim. Bu kitabı tarzlarımız çok yakın olduğu birinin tavsiyesi üzerine okudum, çünkü kitap en sevdiği kitaplardan biriydi ve tarzlarımız benzediği için haliyle çok merak ettiğim bir kitaptı. Kitabı sevdim mi yoksa sevemedim mi emin olamıyorum. İlk 100-150 sayfası hoşuma gitti. Hatta kitabı sevmeyen insanların “kitapta çok cinsellik var!” yorumları 100-150 sayfa boyunca “ee, nerede?” dememe sebep oldu, başlarda pek cinsellik yok. Ancak sonrası gerçekten neredeyse tamamen cinsellikten oluşuyor. Japon kültürü hakkında neredeyse hiç bilgim yok çünkü ilgim de yok. Bu okuduğum ikinci Murakami kitabı. İlki Sahilde Kafka’ydı ve onu da sevip sevemediğim konusunda emin olamamıştım (incelemesini de yapmıştım.) Açıkçası kitabı okumasam da bir şey kaybetmezdim, evet. Kitap bana bir şey katmadı. Dediğim gibi Japon kültürü hakkında bilgim yok ancak kitap benim bakış açılarıma çok zıt. Kitaptaki insanlar çok geniş gerçekten. Cinsellik vs konularda çok rahatlar ancak rahatlık derken eş değiştirme gibi konulardaki rahatlıktan bahsediyorum. Ancak yine de başka düşüncelerdeki, inançlardaki insanları okumayı da seviyorum. Bu yüzden kitabı okurken sıkılmadım. Yazarın dili zaten çok iyi, o yüzden kitap akıcıydı. Ancak dediğim gibi sevip sevemediğim konusunda hala çok emin değilim. Daha doğrusu, sevdim mi emin değilim çünkü “sevmediğim, beğenmedim” diyemem bu kitap için… İntihar, ölüm gibi konular üzerine yazarın yazdıklarını beğendim. Sonunun açık uçlu bitmesini -normalde sevmesem de- bu kitapta sevdim. Kısacası beklenti içine girmeden ve daha basit şeyler okumak istediğiniz zamanlarda belki bu kitaba şans verebilirsiniz. İyi okumalar!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...