Gurur ve Önyargı

Gurur ve Önyargı Her okuyan için çok farklı izlenimler oluşturmuş bir kitap. Hamdi Koç’un sunuşunda dediği gibi Gurur ve Önyargı’dan daha sarsıcı ve simge haline gelmiş kitaplar vardır fakat bu kitap kadar kalplerde yer edinmiş midir emin değilim. Bunun sebebinin de romanın çok doğal olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Ne ara başladım ve ne ara bitirdim bilemedim. Tek olumsuz eleştirim kitabın sonlara doğru çok hızlı ilerlemesi. Her şeyin bir anda olup bitmiş olması. Ben daha detaylı görmek isterdim o süreci. Bunun dışında kitabın yazıldığı dönem adına fikirler veriyor ve kişiyi araştırmaya itiyor olmasını beğendim. Yani en azından ben o dönemdeki ilişkileri araştırıp, toplumsal havayı araştırma isteği duydum diyebilirim. Genel olarak incelemeleri okurken de bazı yorumları çok acımasız, gerçeklikten uzak, hayal kırıklığı yaratan cinsten buldum. Kitap okurken yazarı bize hizmet eden bir insan olarak görmek yerine, kitaplardan neler alabiliriz diye okursak daha az hayal kırıklığı yaşayıp daha doğru değerlendirmeler yapabiliriz diye düşünüyorum. Yazar hazır bir şekilde bize çıkarım yapmamız gereken şeyleri vermeyecektir, bizim bir çaba göstermeniz lazım. Not: Allah kimseyi 200 seneyi aşkındır okunan bir kitabı Sanat yok sanat diyecek kadar düşük bir eleştiri yapacak duruma düşürmesin. 🙂

Bunlar da hoşunuza gidebilir...