Defterimde Kuş Sesleri

Erdal Öz’ün Hapishane Anıları
Gülünün Solduğu Akşam kitabını bir solukta bitirdiğim zaman biraz fikir edinmiştim yazar hakkında. Sağ olsun bir dostumdan ödünç aldığım “Deniz Gezmiş Anlatıyor” kitabını da okumuştum. Defterimde Kuş Sesleri kitabının Gülün Solduğu Akşam’ın devamı olduğunu duyduğum anda almış bir köşeye ayırmıştım. Kitap Öz’ün 1971 ve 1972 de iki kez hapse girdiği dönemi anlatıyor. Günlük tadında aslında, bir yerden sonra tamamen günlük ve mektuplaşmalarını içeriyor. İlk girdiği dönem, kitabın birinci kısmı diyelim; çoğunlukla Gülün Solduğu Akşam’ın yazılış hikayesi ile ilgili. Öz Sergi Kitapevinde kullandıkları ambalaj kağıdından dolayı içeri alınıyor, haliyle de çıkmak için elinden geleni yapıyor. Kader kısmet denir ya Öz hayatının teklifini alıyor içerden çıkmadan önceki son haftalarında. Düşünsenize dönemin en popüler şahsiyetleri yan koğuşta, siz bir yazarsınız ve size teklif geliyor “Gel arkadaş yaz bizi, bizim romanımızı yaz” diyor Gezmiş. Ve siz tam ilerleme kaydetmeye başlarken salıveriliyorsunuz. Çok içine oturmuş olmalı Öz’ün, çıkmak için onca didindiği yerden çıkarken sevinemedim bile diyor. İlk kısmı tekrar tekrar anlatmış eserlerinde. Kuşkusuz yakın tarihimizdeki ciddi tramvalardan birisi de (malesef başkaları da var, her darbe birkaç darağacı ile eşleşti) Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasıdır. Yazar belki de borçlu hissediyor Gezmiş’e karşı, verilmiş bir söz var, tutulamamış bir söz var (zehir meselesi). Ama bence Öz asıl kitabın ikinci kısmında açılmış. Öz ve arkadaşları asılma kararının bozulması için imza toplarken yani yasal bir çıkış ararken, başka bir grup uçak kaçırıyor. “Tarih 3 Mayıs 1972. Türkiye’de ilk kez bir uçak kaçırıldı. Ankara-İstanbul seferini yapan “Boğaziçi” adlı uçak zorla Sofya’ya götürüldü. Uçağı kaçıranlar Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını durdurmak istemişti.” Bu işi planlayanlar arasında Erdal Öz’de gösterilerek içeri alınıyor. İşte bu günleri sadece kendi gözlemleri anıları ve yazışmaları ile anlatmış ki ben burada tavlandım. Herşeyi açık açık anlatan, duru, sade, insanın içini açan bir kalemi var Öz’ün. İlk erkeklik anılarına kadar anlatmış aklından, gönlünden geçenleri. Eşiyle arkadaşıyla yazışmaları var, okuduğu kitaplardan alıntılar, yorumları var çok çok beğendim kitabı. Hemen yazarın Yarın, Nasıl Bir Gün Olacaksın? kitabının da siparişini verdim. Bir başka kitapta buluşmak dileğiyle.